Reklamlar

Çekiç Güç Bir İşgal Kuvvetidir, İkinci Sevr Demektir

25 Aralık 2016
Reklamlar
Reklamlar

Çekiç Güç Bir İşgal Kuvvetidir, İkinci Sevr Demektir

25 Aralık 2016
http://erbakanvideolari.com/cekic-guc-bir-isgal-kuvvetidir-ikinci-sevr-demektir

Devamını oku

07 Mart 2018
"1956 yılında İstanbul İmam Hatip Okulu’na başladım. Zeyrek’teki Ümmü Gülsüm Camii’nde müezzinlik yapmaya başladım. Mehmet Zahit Kotku Hazretlerinin sohbetlerine bir çok ilim ve fikir adamı katılıyord
"1956 yılında İstanbul İmam Hatip Okulu’na başladım. Zeyrek’teki Ümmü Gülsüm Camii’nde müezzinlik yapmaya başladım. Mehmet Zahit Kotku Hazretlerinin sohbetlerine bir çok ilim ve fikir adamı katılıyordu. Necmettin Erbakan da bunların arasındaydı. O zamandan beri tanırım. Ben o zaman bıyığı yeni terlemeye başlayan bir delikanlı idim. Hatırladığım kadarıyla o sohbete katılanlar arasında, Erbakan Hoca, Osman Nuri Çataklı, Mustafa Köse, Yahya Oğuz, Korkut Özal, Recai Kutan gibi isimler de vardı. Necmettin Erbakan Hoca aşağı yukarı her gün akşamları gelir sohbete katılırdı. Hep üniversite mezunu hakim komutan öyle adamlar gelirdi.” Tasavvuf ve ders sohbetleri Mehmet Zahit Kotku Efendi’nin evinde yapılırdı. Evin tabanında halı bile yoktur. Tahtalar da zamanla kavrulup kıvrılmış, çukurlaşmış, çivilerin de basıla, basıla başları yukarıya çıkmış. Üstüne oturmak bile mümkün değil gibi gözükmektedir. Anlatıldığına göre Necmettin Erbakan bu sohbet halkasına en çok devam edenlerden biridir. O kavruk tahtalar üzerinde diz çöker, saatlerce kıpırdamadan yapılan sohbeti adeta içercesine dinlerdi. Sessizce bu sohbetleri dinler, kendisine bir şey sorulmadıkça söze karışmaz, sorulursa da kısa cevaplar verirdi. Arkadaşlarının hatırladığına göre, Necmettin Erbakan bu sohbetlere gelirken bazen yanında arkadaşları da olurmuş. Bunlardan birisinin de bir Alman profesör olduğu ifade ediliyor. Bu Alman 70 yaşında Müslüman olmuş ve Nurettin adını almış bir insan. Prof. Nurettin sohbet halkasında gördüklerine hayran kalmış. Kendisi dizlerini büküp yere oturma alışkanlığı olmadığından kenarda sandalye üzerinde oturarak olan biteni izliyormuş. Bir gün10-15 kişi aynı sofrada aynı tabaktan yemek yiyen bu insanlara bakıp şöyle demekten kendini alamıyor: -Bu Müslümanlar birbirine ne kadar da güveniyor, biz olsak mikrop bulaşır falan diye aynı tabaktan yemeyiz. Ne kadar samimi inanıyorlar, birbirlerine nasıl da bağlılar. Tabiidir ki Türkçe bilmiyor ve tercümanlığını da Necmettin Erbakan yapıyor. Zaman zaman Erbakan’a dönüp: -Ne güzel Almanca konuşuyorsunuz. Bir Alman’dan daha güzel! Demekten kendini alamıyor. Necmettin Erbakan Almanya’da kaldığı yıllarda bir de Skoda marka araba almıştı. Sohbete gelirken veya her akşam başka bir mekana sohbete giderken bu arabasını kullanırdı. Bekar olduğundan sohbetleri baştan sona kadar dinler, başka arabası olan bulunmadığından da insanları taşırdı. Bu sohbet halkaları kültür itibariyle toplumun üst tabaksından olan kişilerden oluşurdu. Ta o zamandan hızlı araba kullanmasıyla tanınırdı.”
Devamını Oku
http://erbakanvideolari.com/devamini-oku-1917
Reklamlar
http://erbakanvideolari.com/eger-musluman-ulkeler-kendi-aralarinda-isbirliklerini-gelistirseler-butun-birlesmis-milletlere-hakim-olurlar-1
101 yaşında ölen İlluminati'nin başkanı David Rockefeller kimdir? Eski Başbakan Necmettin Erbakan David Rockefeller ve kurduğu düzeni nasıl anlatmıştı?Erbakan’ın yıllar önce TRT Anadolu’ya verdiği röp
101 yaşında ölen İlluminati'nin başkanı David Rockefeller kimdir? Eski Başbakan Necmettin Erbakan David Rockefeller ve kurduğu düzeni nasıl anlatmıştı?Erbakan’ın yıllar önce TRT Anadolu’ya verdiği röportajda açığa çıkardığı ve bir anda herkesin merak ettiği 300’ler meclisi nedir? Dünyanın en zengin 300 ailesi. · Japonya’da Mitsubishi, · Amerika’da Rotshild Ailesi ve Rockefeller, · Türkiye’de başta Kaşıkçı ailesi, · İngiltere’de Goldsmith… · Fransa’da yine bir Rotshild, ancak bunlar Amerika’daki Rotshild’in dayısı. “Dayı” olmasına rağmen aynı soyadı taşımaları garip değil. Çünkü sözde tanrıları lusiferden gelen asil kan bozulmasın diye çoğu kız kardeşleri ile evleniyor. Erbakan’dan önce ortadaki tek bilgi, 300’ler meclisinin kimler olduğunu kimsenin bilemeyeceği yönünde idi. Ve bunları asla hiç kimse göremeyeceği şeklinde idi. Bilinenin aksine Yahudi değiller. Hristiyan da değiller, Müslüman da… 300’ler meclisinin dini yok. Tam tersine her türlü dine, her türlü peygambere, İsa’ya, Musa’ya, Muhammed’e ya da kısaca Allah’a karşılar. Her ülkede üst düzey cellatları var. Herhangi bir nedenle ihanet edenleri mason ritüellerine göre öldürmek için hazır bir düzeneğe sahipler. Ultra hızlı özel İnternet hatları üzerinden birbirlerine sürekli bağlı ve telekonferanslar ile sürekli temas halindeler. Siyonist yapılanma piramidinin bir basamağı olan 300 zengin birlikte hareket ederek dünyayı şeytani emelleri doğrultusunda sömürüyor. Bunu da kapitalizm ya da Marksizm adı altında yapıyor. İnsanlar kapitalist ya da komünist olarak birbirini öldürürken, bu şeytani zümre parasına para katıyor. Ve 300’ler meclisi hem kapitalistleri hem de komünistleri örgütleyip pazarlıyor. Amaçlarından biri dünya nüfusunu bir milyara indirmek. Yani altı milyarlık dünya nüfusunun beş milyarını hastalık, savaş, açlık ve yoksulluk ile yok etmek. Kalan bir milyarı ise “nitelikli köle”, “kalifiye köle” olarak kullanmak. Köle olmayı hakedenlere verecekleri ödül ise ilginç; “yaşamlarına devam etme hakkı.”! Yani siz eğer nitelikli ve iyi bir köle olursanız sizin “yaşamanıza devam edebilme hakkını” size verecekler. Tam bir tanrılık iddiası! Dünyayı sömürme teknikleri normal insanın aklının alamayacağı düzeyde. Örneğin son 10 yılda altın fiyatlarının inanılmaz derecede artmasının sebebini yıllarca “talep artışı” olarak göstermeyi başardılar. Ancak “altın üreticileri konseyi” geçen hafta açıkladıkları rakamlara göre talep artışı yok. Tam tersine dünyada altına olan talep % 17 azalmış durumda! Talep düşmesine rağmen altının yükselmesinin nedenini 300’ler meclisinin başındaki Rockefeller ailesinin Newyork’taki Manhattan adasının altına gömdükleri binlerce ton altında aramak lazım ki; bu başlı başına ayrı bir yazıda ele alınması gereken bir konudur. Diğer bir örnek; Afrika halklarının özgürlük ikonu Nelson Mandela, özgürlük savaşçısı olarak Afrika halkları tarafından çok sevilir. Oysa Nelson Mandela’nın sözde hapishaneden çıkıp Güney Afrika’ya Cumhurbaşkanı olduktan sonra, Afrika bölgesindeki Amerikan ve İngiliz altın ve petrol şirketlerinin kazançlarını % 500 oranında artırdığını kimse bilmez. Arkasından Londra’nın göbeğine Nelson Mandela’nın heykelinin “özgürlük” konusunda yaptığı çalışmalardan değil, İngiliz petrol şirketlerinin kazançlarını arttırdığı için dikildiğini de pek kimse bilmez. İngiliz ve Amerikan şirketleri diye bilinen şirketler aslında 300’ler meclisine ait dev tröstlerdir.( çok uluslu şirket) Mandela örneğine benzer bir diğer örnek Tunus’a Cumhurbaşkanı yapılan Burgibadır. Fransa’daki 300’ler meclisi üyeleri Burgiba'yı Tunus halkına kabul ettirebilmek amacıyla 1934 - 36 ve 1938 - 42 yılları arasında kasten hapse de attılar. Hapiste Fransız karşıtıymış gibi halk nezdinde prim yaptırıldıktan sonra ülkeye cumhurbaşkanı yapılıp, Fransız menfaatlerine hizmet ettirildi. Bir sır olarak binlerce yıldır Siyonist piramit yapılanması içinde dünyada varlığını sürdüren bu kural tanımaz gücün aziz Erbakan hocamız tarafından açığa çıkarılıp deşifre edilmesi önemlidir. Şimdiye kadar binlerce yıldır açığa çıkarılamayan, haklarında tek kelime edilmeyen, sırlarını açığa çıkaranların bir şekilde yok edildiği bu muazzam gücün yok edilmesi ancak onlardan daha üstün bir güç ile mümkündür ki bu güç Erbakan ile doruğa ulaşmıştır. Erbakan hocamıza göre kurtuluş reçetesi şöyledir;(bir röportajda sorulan bir soruya verdiği cevap;) “Birincisi bilginiz olacak. Milletin inancını, tarihini bileceksiniz. Bu millet boynundan zincirle AB’ye bağlanacak bir millet değildir. İkincisi ülke idare etmek tecrübe ister. Hiçbirinin tecrübesi yok. Kürt meselesi diyor, Türkiye’nin bölünmesine neden oluyor, fakında değil. Demokratikleşme deyip orta yere ne koydu? Kıbrıs diyor, Kıbrıs ne hale geldi? Çözemez çünkü bu tecrübe, hidayet ister ki bu Allah vergisidir. Feraset ister, dirayet ister. Bir de şuurlu insan olacaksınız. Vizyonunuz olacak ve Türkiye’yi nereye götüreceğinizi bileceksiniz. Bu nedenle böyle gitmez. Biz çocuğun asıl anasıyız.” Son olarak Adnan Oktarın, Erbakan’dan sonra 300’ler meclisi hakkında yaptığı açıklama da kısa ve ilginçtir; “bunlar insan kılığında 300 iblistir” Aslında Kuranı iyi okuyan 300’ler meclisi hakkında en doğru cevaba ulaşabilir; Şeytanlar kendi evliyasına, sizinle mücadele etmeleri için elbette ki vahiy gönderirler. Şayet onlara itaat ederseniz; kesinlikle müşriklerden olursunuz (En'am, 121) Burada sorulması gereken soru şudur? Hiç kimsenin bilemeyeceği bu bilgiler nasıl ortaya çıktı. Öncelikle 300’ler meclisinden önce mason locaları aynı oranda gizli idi. Ancak mason törenlerinden birine ait görüntüler ortaya çıkınca Siyonizm mason localarının artık güvende olamayacaklarına hükmederek tamamını lağvetti. Ve tüm sırlarını deşifre edilmesine engel olmadı. Şimdi sırada 300’ler meclisi var. Tüm gündemleri hatta ultra hızlı internet konferanslarına kadar giriliyor ve tüm sırları biliniyor. Demek ki 300’ler meclisi de lağv edilecek. Çünkü Siyonizm için aslolan gizliliktir. Gizlilik yok olunca sistemi olduğu gibi çökertiyorlar.
Devamını Oku
http://erbakanvideolari.com/erbakan-david-rockefelleri-boyle-anlatmisti
Reklamlar
Paylaş KAPAT
x
x

Arama Yapın