Reklamlar

Devamını oku

06 Mart 2018
Reklamlar
Reklamlar
“Malatya’da bizim lise müdürümüz ve edebiyat öğretmenimiz Arif Nihat Asya idi. Şu meşhur Bayrak şiirinin şairi. O dönemde sol faaliyetler Milli Eğitim’de artmış. Solun karşısında bir nevi aşırı milliyetçi görüşler de gelişmiş. Ayrıca biz evimizden imkân nispetinde bir dini eğitim almışız. Lisede de bir yönüyle Arif Nihat Asya gibi derviş meşrep bir zattan eğitim almışız. Yani bir tarafı İslami, öbür taraftan da milliyetçilik tarafı olan birisi. Ki bazı konferanslarda onun birbirine tam da uyuşan şiirlerinden örnekler veriyorum. Bir tanesini hemen söyleyeyim: Mesela bir Ağıt diye bir şiiri var:
Yollara Kürşatlar uzanmış ölü,
Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü!
Yiğitlerim uyur gurbet ellerde,
Kimi Semerkant'ta bekler beni,
Kimi Caber'de! Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok,
Ben nasıl varım?
Şu yakın suların kolu neden bükülmez?
Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
Benden doğar, bana dökülmez?
Tam Milliyetçi hava içinde, buna mukabil Asya’nın meşhur bir natı var:
Seccadem kumlardı,
Devirlerden diyarlardan gelip,
Göklerde buluşan ezanların vardı!
Diye başlayan…
Reklamlar
PAYLAŞ
x
x

Arama Yapın